2016’da Güneş Enerjisi Kullanımı %50 Arttı!

Güneş enerjisi için 2016 senesi, tarihinin en önemli yılı oldu. Brüksel’de düzenlenen Güneş Enerjisi Zirvesi'nde yayınlanan rapor, geçtiğimiz sene dünyada 76,1 Gigawatt'lık güneş enerjisinin kurulduğunu ve bu endüstrinin rekor yılı olan 2015'ten yüzde 49 oranında bir artış farkı gösterdiğini doğruladı.

0
584

Büyümenin bu yıl da fazla olması beklense de, %50’lik bir büyüme oranına ulaşmak artık pek mümkün değil. 2016 yılı boyunca güneş panelleri için tüm beklentilerin aşılmış olduğu kesin. Bununla birlikte, verilerde ülkelere göre detaylı bir analiz yapılmış değil. Solar Power Europe’a göre küresel güneş enerjisi kapasitesi 31 Aralık’a kadar 305 GW’a ulaştı. Güneş enerjisinden en çok faydalanan ülke ise Almanya. Bu ülke, tüm kaynaklardan 70 GW’ı kullanıyor.

Tüm dünyada güneş enerjisi sektörü aynı oranda büyümüyor. Bilhassa Çin, güneş tesisatlarını iki katına çıkarmış durumda. Amerika Birleşik Devletleri pazarındaki büyüme ise yüzde 92’lik bir seviyede. Ancak Avrupa’da bu rekor 2015 senesinde zaten kırılmıştı. Dolayısıyla 2016’daki büyüme oranı 2015’in üzerine çıkabilmiş değil. Hatta 2011’deki güneş enerjisi kullanımındaki artış, yüzdesel açıdan Avrupa genelinde daha fazlaydı. Küreseli ilgilendiren bu tarz gelişmeler hesaplanırken çoğu araştırma şirketi, eğer çok radikal oynamalar yoksa bu değerleri kıta veya bölgesel olarak değerlendiriyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki küresel ısınmayı tetikleyen doğa olayı, ya da doğal enerji kaynaklarından enerji elde edinimi, dünyanın her bir noktasını alakadar etmekte diyebiliriz.

Fotovoltaik hücreler ilk olarak 1970’lerde ticari olarak üretilmeye başlandığında, maliyeti son derece fazlaydı. Önem taşıyan özel kullanımlar için küçük miktarlarda üretildi ve pahalıya satıldı.

Güneş paneli fiyatlarındaki düşüş ve pazarın genişlemesi aynı oranda ilerledi diyebiliriz. Hatta pazarın bu denli büyümesindeki en belirleyici etken, çevre dostu olmasının yanı sıra enerji üretiminin ekonomik kolaylıklar sağlaması ve bireysel tüketicinin ilgisini kampanyalar ile çekebilmesidir. İşin ekonomik boyutunu düşüneceksek elbette böyle bir büyüme sonsuza kadar devam edemez.

Türkiye’deki pazar büyümesine bakacak olursak ne yazık ki halen daha %3’ü görebilmiş değiliz. Güneşi tam anlamıyla yakalayamayan, her mevsim bulutlu ve yağmurlu bir iklime sahip olan Kuzey Avrupa ülkelerinde dahi güneş enerjisi üretimi 80’li yıllarda başladı. Avrupa’nın birçok ülkesinde her evde bireyler kendi enerjilerini üretiyorlar. Kapalı havaya rağmen ihtiyacı olan tüm elektriği kendi ekipmanlarıyla elde eden halk, depolarında ihtiyaç fazlası elektrik kalması durumunda bunu firmalara, hatta devlete satabiliyorlar.

Konya, Yozgat gibi güneşi çok iyi yakalayan ancak sulak arazi olmadığı için tarım yapılamayan birçok şehirde güneş panelleri ile devasa enerji elde etmek mümkün. Ancak, üzücü olan mesele yabancı olduğumuz konulara ön yargılı yaklaşım tarzımız… Sahil arazileri tarıma müsait değil, kurak diye ailenin kız çocuklarına o alanları veren, erkek çocuklara ise kafası çalışır, sulak arazileri işletir diye tarlayı bahçeyi bırakan atalarımızın yolundan gidiyor; her olumlu gelişmeyi en az 20 sene geriden takip ediyoruz.

Bu Haberi Yorumla

Please enter your comment!
Adınızı giriniz