Karadeniz İçerisinde 2.500 Senelik Gemi Mezarlığını Keşfettiler

0
185

Karadeniz bölgesinin iklim değişikliğinden tam olarak nasıl etkilenmekte olduğunu incelemek amacıyla yola çıkmış olan araştırmacılar, 2.500 senelik bir gemi mezarlığını keşfettiler.

Southampton Üniversitesi’nden araştırmacılar, Karadeniz’in azgın sularına yenik düşmüş, Bizans döneminden Osmanlı’nın son dönemine kadar uzanan 60 batık keşfetti. Batıkların çokluğu nedeniyle ‘gemi mezarlığı’ olarak adlandırılan bölgede yalnızca batıkların sayısı değil son derece iyi durumda olmaları da şaşırttı.

 

Şimdiye kadar gerçekleştirilmiş en büyük deniz arkeolojisi araştırmalarından biri olan çalışma, Southampton Üniversitesi Deniz Arkeolojisi Merkezi tarafından yürütülüyor ve EEF tarafından finanse ediliyor.

Araştırmacılar, iklim değişikliğinin Karadeniz’i nasıl etkilediğini görmek için Bulgaristan kıyılarında jeofiziksel araştırmalarına başladılar, fakat aradıklarından fazlasını buldular. Keşfettikleri ilk batık, 4-5. yüzyıla aitti. Ardından Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait en eskisi 2500 yıllık olan onlarca gemi keşfedildi. Gemiler, kullanılan deniz yolları ve gelenekleri hakkında önemli bilgiler verdi.

 

Gemiler, şu ana kadar sadece çizimlerle görebildiğimiz yüzlerce yıllık mühendisliğin gerçek halini gözler önüne koydu. Bulunan gemiler arasında savaşlarda kullanılanlar da vardı ticaret amacı ile kullanılanlar da. Araştırmacılar bu keşfin rakipsiz olduğunu söylüyorlar.

Araştırmacılar, deniz tabanını incelemek için yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu görüntüler elde edebilen uzaktan kumandalı kameralar, lazer tarayıcılar ve jeofiziksel ekipmanlar kullandı. Karadeniz’in derin suları adı gibi karanlık ve oksijensiz olduğu için canlı organizma sayısı son derece azdır. Bu nedenle keşfedilen gemiler battıkları gün gibi ‘sapa sağlam’ duruyolar.

 

Araştırmacılar, gemilere herhangi bir şey olmaması için yerlerini şu an için gizli tutuyorlar. 150 metre derinlikteki batıklara ne olabilir ki diye düşünebilirsiniz. Amerika’daki ilk insan iskeletini bulan araştırmacı da böyle düşünmüştü ve görüntülerini, diğer bilgilerle birlikte sosyal medyada paylaşmıştı. Sonuç olarak iskelet çalındı. Böyle ‘özel’ bulguların özel hayranları olabiliyor ve ‘korsanlar’ çalmaktan çekinmiyorlar.

 

Bu Haberi Yorumla

Please enter your comment!
Adınızı giriniz