Yıldızlar Arasında Yer Alan İlk Asteroid Misafirimiz

0
199

Geçmiş olduğumuz haftalarda, Güneş Sistemi içerisinde ilk kez farklı bir sistemden gelmiş olan cisim tespit edildiği açıklandı.

Şekliyle ve takip ettiği yolculuğun gizemiyle bütün insanlığı zaten şaşırtan esrarengiz ziyaretçi hakkında şok edici veriler elde edildi.
Güneş Sistemi, şimdiye kadar tanımlayabildiğimiz 8 gezegene ve yörüngelerinde bulunan onlarca uyduya sahip. Bunlar haricinde sayısız cüce gezegen ve daha ufak nesnelerin olduğu asteroid kuşakları var. Ancak her bir cismin, yıldızımız Güneş’in etrafında takip ettiği düzenli bir yörüngesi bulunuyor. Dolayısı ile uzayı gözlemlemeye başladığımız günlerden beri, başka bir yıldızdan veya başka bir sistemden bizim sistemimize gelen nesne görmüyorduk.

Bu açıdan bakıldığında insanlık tarihinin ilklerinden birisi yaşanmış oldu. Hatta ilk gözlemleri ve nasıl bir rota çizdiğini aşağıdaki haberimizde size aktarmıştık:

 

Gök bilimciler, bu esrarengiz nesneyi teleskoplarla inceleme altına aldılar ve beklenildiği üzere, inanması güç veriler elde ettiler:
Neden böyle garip bir isim seçtiler bilmiyoruz ancak “Oumuamua” olarak adlandırılan asteroid, 400 metrelik uzunluğa sahip. Evet uzunluğa çünkü ince ve uzun bir yapısı var. Cismin genişliği ise maksimum 40 metre.

 

Bu şekilde bir asteroid daha önce hiç görülmedi. Oumuamua (bilimsel adı: 1I/2017 U1 “I” yıldızlarası anlamında), ilk olarak Hawaii’deki Pan-STARRS 1 teleskobu tarafından görüldü ve izlediği yol hesaplanınca sistem dışından geldiği doğrulandı.

Fakat ilginç olan şey bu nesnenin bir kuyruklu yıldız olmaması. Bir asteroid nasıl oluyor da, yüksek hızlara ulaşıp mevcut yörüngesini terk edebiliyor? Bu durum bir kuyruklu yıldız için bile neredeyse imkansız.

Hesaplara göre esrarengiz ziyaretçimiz, Lyra takımyıldızındaki Vega yıldızının bir nesnesiydi. Saatte 95.00 kilometre hızla ilerleyen nesne, Vega yıldızından Dünya’ya yaklaşık 300.000 yılda geldi. İnanılmaz bir hızla geçen muazzam bir zaman. Ancak onun ilk durağı araştırmalar sonucunda anlaşıldığı üzere Vega’da değildi. İlerleyen zamanlarda araştırmacılar, tıpkı bizde olduğu gibi Vega’nın da bu nesne tarafından ziyaret edildiğini keşfettiler. Yani milyarlarca yıldır yolculuk yapıyordu.

 

NASA’nın astrofizikçilerinden Thomas Zurbuchen, “Onlarca yıldır bu böyle yıldızlararası cisimlerin var olduğu teorisini araştırıyorduk ve ilk kez bu konuda somut bir kanıt elde ettik. Bu tarihi keşif, başka güneşlerin oluşumunu incelemek için çok önemlidir.”

Çeşitli teleskoplardan alınan görüntüleri bir araya getiren uluslararası bir ekip, asteroidin her 7,3 saatte bir kendi ekseni etrafında döndüğünü keşfetti. Ayrıca sürekli değişen parlaklığa sahip olduğu anlaşıldı. Güneş Sistemi’ndeki hiçbir cismin parlaklığı böylesine büyük hızlarda değişmiyor.

Araştırmalar asteroidin buz ya da kayadan değil metal yığınından oluştuğunu doğruladı. Renk değişimleri ve yüzeyindeki sıcaklık ise muhtemelen Samanyolu’ndaki kozmik radyasyondan kaynaklanıyor.

 

Oumuamua, 9 Eylül’de saatte 315.000 kilometrelik hıza ulaşması sağlayan Güneş etrafındaki kısa yörüngesine takıldı ve bu yörünge onu bir sapan gibi fırlatarak sistemimizden dışarıya gönderdi. 20 Kasım itibariyle, saatte 138.000 kilometrelik hızını kullanarak uzaklaşmaya devam ediyor.

Mayıs 2018’de Jüpiter’in yörüngesinden geçecek olan nesne, Ocak 2019’da Satürn’e uğradıktan sonra yolcuğuna devam edecek. Araştırmalar, nesne gözden kaybolana dek sürdürülecek.

Bu Haberi Yorumla

Please enter your comment!
Adınızı giriniz